Yapay Öğrenme Nedir?

Merhaba,

Bitirme tezimdeki “Yapay Öğrenme Nedir?” başlıklı bölümü sizlerle paylaşıyorum. Bu yazıda bilgisayar bilimlerine dair bir teknik bir içerik mevcut değildir. Normal öğrenme ile bilgisayar bilimlerindeki öğrenme (makine öğrenmesi) arasındaki bağ kurulmaya çalışılmıştır.


Yapay öğrenme, insan ve diğer canlılardaki öğrenme işlevinin, insan tarafından kontrolü sağlanan bir nesneye yaptırılmasıdır. Bu nesne günümüz dünyasında bilgisayarlardır. Uzak gelecekte bilimsel çalışması yapılırsa bu nesneler hücre, doku organ canlı gibi biyolojik nesneler de olabilir. Fakat günümüz dünyasında yapay öğrenme kavramını bilgisayarlar için kullanmaktayız. Çünkü insanlar olarak faydasını gözle görülür şekilde bu alandaki çalışmaları kullanarak elde etmekteyiz. İnsanlar bir şeyi öğrenirken o şeyi zihinlerinde belirli özelliklerine göre soyutlarlar ve kavramsallaştırırlar. Böylece zihinlerinde o şeye ait bir model oluşur. Bu model o nesnenin aynı değildir ve aynı olması mümkün değildir. Bütün yönleriyle bir nesnenin öğrenilmesi/kavramsallaştırılması/modellenmesi mümkün değildir. Bunun mümkün olabilmesi için o nesnenin aynısının aynı fiziksel ortamda var olması gerekir. Bu durum ise fiziksel açıdan mümkünsüzdür. Çünkü insanoğlu olarak tanımlayabildiğimiz kadarıyla fiziksel evrenin herhangi bir noktasından alabileceğimiz herhangi örnek bir kesit tamamen benzersizdir. İnsanın öğrendiği nesneyle alakalı keşfi arttıkça zihnindeki model yenilenir. Keşfi artmadığı sürece model aynı kalır. Örneğin milattan önceki çağlarda eski Atina’da yaşayan bir insanın dünyanın uydusu ay hakkında edindiği bilgi, görme duyusundan elde ettiği bilgi kadardır. Bize ayın geceleri ışık veren nesne olduğunu söyleyecektir. Ayrıca rengi, ne zaman görünüp ne zaman kaybolduğu, ne zaman hangi şekli aldığı hakkında bize bilgi verebilir, çünkü görme duyusu ona bu bilgiyi vermiştir. Fakat gezegenlerin uydularının bulunduğunu ve dünyanın da uydusunun ay olduğunu, yer çekimi kuvveti kavramını ve aydaki yer çekimi kuvvetinin dünyadakinden 6 kat az olduğunu, kimya bilimindeki atom ve bileşikler kavramını ve ayın yüzeyinden alınan toprakta yüzde kaç oranında hangi atom ve bileşik bulunduğu bilgilerinin hiç birini bize sunamayacaktır. O insanın zihinsel modelinde bu bilgiler mevcut değildir. Benzer zihinsel modelin bilgisayarlar üzerinde oluşturulmasına yapay öğrenme denilmektedir.

Yapay öğrenme normal öğrenmenin insan kontrollü bir benzetimidir. Bu benzetimi insanoğlu olarak kontrolümüzün en yüksek olduğu alanda, bilgisayar biliminde gerçekleştirmekteyiz. Nasıl ki insan veya diğer canlılar öğrenmeyi bir nesne için belirli yönlerine göre soyutlayarak gerçekleştiriyorsa aynı şeyi yapay öğrenme için gerçekleştirmektedir. Bu yönlere yapay öğrenmede özellik/nitelik denir. İnsan için öğrenme nesneleri ses, görüntü, koku gibi duyularından gelen dış girdiler ve bu girdilerden öğrendiği yapısallaşmalardır. Bu yapısallaşmalar, dışarıdan duyulan bir ses ve aynı anda dışarıdan görülen bir görüntünün dışarıdaki bir kavrama işaret etmesi, yani isimlendirmeler, görüntülerdeki nesnelerin ayırt edilmesi gibi soyutlamalar, mevcut görülen görüntünün eskiden hatırlanan bir görüntüyle karşılaştırılması gibi doğal, biyolojik, psikolojik ve sosyal sürecin sonucu oluşan şeylerdir. İnsan, evrimsel sürecin doğal bir sonucu olarak öğrenen bir varlıktır. Yapısallaşmalar ise bu doğal evrimsel sürecin bir sonucudur. Fakat bilgisayarların/makinelerin öğrenmesi için böyle bir doğal süreç gerçekleşmemiştir. Adı üzerinde yapay bir öğrenmedir. Bu nedenle özelliklerine göre sınıflandırmadan yapısallaşmaya kadar olan kısmı insanlar tarafından bilgisayarlara öğretilmektedir.

Bilgisayar biliminde yapay öğrenme daha önceden toplanmış verilerin bilgisayara öğretilerek model oluşturulması ve bu model üzerinden gelecek veriler üzerine tahmin yapılması, gelecek durumlar için karar verilmesi, örüntüler çıkartılması üzerine dayanır.

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.